Vladikavkaz topraklarında kültürünü yaşatıyor

Rusya Federasyonu’na bağlı Kuzey Osetya’nın başkenti Vladikavkaz’da yaşayan Alana Hugaeva sorularımızı cevapladı. Kuzey Kafkas halklarından biri olan Osetler hakkında bilgiler verdi. Kendi topraklarında yaşamalarına rağmen asimile olmamak adına yürüttükleri çabayı anlattı.

Sizi ilk kez tanıyacak olan kişilere kendinizi anlatabilir misiniz?

Alana Hugaeva: Ben Alana, 23 yaşındayım. Meslek olarak avukatım ve ayrıca şu anda Rus Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyorum. Çocukluğumdan beri yaratıcılığa, özellikle de kıyafetlere çok düşkünümdür. Değişik elbiseler çizmeyi, annemin eski kıyafetlerini yeniden dikmeyi, iplerle işlemeler yapmayı severdim. Öyle oldu ki zamanla geleneksel Oset kıyafetlerine ilgi duymaya başladım. 2018 yılından beri kızların kostümler yaptığı, çeşitli nakış ve dokuma tekniklerini öğrendiği atölyemde ders veriyorum. Etnografik malzemeler yapıyorum. Şu anda kostümlerimi yaygınlaştıran fotoğraf projeler yapmamın yanı sıra müzelerle işbirliği içerisindeyim. Osetya köylerine bir keşif gezisine çıkıp bir katalog yayımlamayı planlıyorum.

Osetya ve Osetler hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Alana Hugaeva: Osetya benim vatanım. Burada doğduğum için çok mutluyum. Ailem Güney Osetyalı. Buranın doğasını, dağlarını gerçekten çok seviyorum. Osetler, çok kibar ve misafirperver insanlardır. Osetya zengin tarihe sahip güzel bir yerdir.

Osetya’da Oset geleneklerini sürdürmek için ne gibi faaliyetler yapılıyor?

Alana Hugaeva: Osetya’da gelenek ve görenekleri korumak için oldukça fazla etkinlik düzenleniyor. Aslında, her evde geleneksel Oset yemekleri, meşhur turtaları pişirilir. Neredeyse tüm çocuklar Oset danslarını öğrenir. Okullarda Oset dili ve edebiyatı dersleri de vardır. Ne yazık ki bu önlemlerin yeterli olduğunu söyleyemem. Dünyanın ve farklı değerlerin etkisi arttı ve gençlerin Osetya kültürüne ilgisi azaldı. Zamanla her şeyin değişeceğini umuyorum.

Peki siz, Oset kültürünü devam ettirmek için ne gibi faaliyetler yapıyorsunuz? Sizin yürüttüğünüz bir çalışma var mı?

Alana Hugaeva: Mümkün olduğunca bunun üzerinde çalışmaya çalışıyorum. Temel olarak, bir kostümle uğraşıyorum. Ulusal kıyafetler, belirli bir milleti tanımanın yollarından biridir. Ulusal kıyafetler sadece bir kıyafet değildir, içinde birçok bilgi saklanıyor. Bunu olabildiğince çok kişiye aktarmaya çalışıyorum. Gençlere ve çevremizdeki herkese kültürümüzün güzelliğini göstermek için çabalıyoruz. Bu da daha çok internet sayesinde mümkün. Ancak günümüzde tüm medya alanı farklı bir kültür tarafından işgal ediliyor. Filmler, müzikler Osetya’ya ait değil. Bu kültürün etkisi çok büyük. Dolayısıyla gençler “Oset dilini neden bilmem gerekiyor?” diyor. Bunun yanlış bir düşünce olduğunu aktarmaya çalışıyoruz. Yapmış olduğum çalışmalardan memnun olduğumu ve yeterli olduğunu söyleyemem. Daha fazlasının yapılması gerekiyor. Umarım yapabilirim. Kültürün devamlılığı için çalışan birçok arkadaşım var. Fotoğrafçılar, sanatçılar, müzisyenler, filologlar, koreograflar. Birlikte çalışarak harika sonuçlar elde edebiliriz.

Bir mağazanız var. “Azawxan”. Aslında kültürel kıyafetleri dikerek Oset kültürünüzü yansıtıyorsunuz orada. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?

Alana Hugaeva: “Azawxan” ulusal kostüm yapmayı öğrenebileceğiniz küçük bir atölyedir. Son zamanlarda gelinlerle çalışmaya başladım. Çünkü hala bir düğün, milli elbiseyi görebileceğiniz birkaç olaydan biridir. Modern moda kostümleri büyük ölçüde etkiledi. Genellikle boncuklu ve payetli elbiseler görebilirsiniz. Ben geleneksel tekniklerde çalışıyorum. Metal ipliklerle nakış yani altın ve gümüş, kordon dokuma, aplikler(süsleme) kullanıyorum. Temelinin korunması şartıyla geleneksel kostümün gelişmesi ve değişmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ulusal kostüm konusunda eğitim veriyorsunuz. Farklı kültürlerden kişiler de sizden ders almak için geliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Alana Hugaeva: Bu konuya olan büyük ilgiden gerçekten çok memnunum. Oset olmayanlar, örneğin Ruslar, Gürcüler, Kabardeyler de dahil olmak üzere birçok farklı kültürden insan bana geliyor. Oset kültürünü gerçekten zengin ve ilginç gördüklerini düşünüyorum. Umarım 20 yaş altı gençlerin de büyük ilgisini çeker.

Bu alanda geleceğe dair planlarınız nelerdir?

Alana Hugaeva: Aslında birçok planım var. Daha önce de yazdığım gibi bir katalog çıkarmak, birkaç fotoğraf projesi ve etkinlik düzenlemek istiyorum. Şubat-Mart aylarında ulusal müzede geleneksel Oset şalına adanmış bir etkinlik yapılacak. Uzun vadeli planlarımda ise Osetya’da bir ulusal kostüm müzesi açma fikri var.

Yakın zamanda Türkiye’ye geldiniz. Türkiye’nin kültürü hakkında ne düşünüyorsunuz? Osetya’dan farklı mı? Şaşırdığınız şeyler neler oldu?

Alana Hugaeva: Evet, geçen sene ilk defa Türkiye’yi ziyaret ettim. Bu ülkeye aşığım. Türkiye çok farklı, dinamik, sakin ve insanları çok misafirperver. İstanbul çok renkli bir şehir, atmosferini sevdim. İstanbul’un her yerinde gürültü, kalabalık insanlar, farklı kokular, yemekler, güzel sokaklar hatıramda. Ayrıca Türkiye’de birkaç şehri ziyaret ettim: Troya, Behram, Cunda. Yunan tarihine sahip bu şehirler kesinlikle inanılmaz.

Genel olarak Türkiye, Kafkasya’ya zihniyet olarak dünyanın birçok ülkesinden çok daha yakın. Türkiye’de kendinizi yabancı hissetmiyorsunuz, çok rahattım. Türkiye’de Kafkasyalılara yönelik tavır beni şaşırttı. Sık sık “Nerelisin?” diye sordular. Kafkasyalı olduğumuzu duyunca herkes sevindi. Ayrıca lezzetli yemeklerine ve sokaklardaki kedilerin sayısına da şaşırdım.