“Sanatı sevmeyen bir kişi yoktur, eserde henüz kendinden bir parça bulmamış kişi vardır”

Sanat, eski dönemlerden itibaren insanların çeşitli amaçlarla ilgilendiği bir alan. Sanat tarihçi Ecem Aydın ile sanatı ele aldık. Sanata dair yorumlarını bizimle paylaştı.

Kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ecem Aydın:
Öncelikle bu röportajı benimle yapmak istediğiniz için teşekkür ederim. Ben Ecem Aydın. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sanat Tarihi mezunuyum. Öğrencilik yıllarımdan itibaren kendi alanımda çalışabilme fırsatı yakaladım. İlk olarak Kale Holding’in Çanakkale’de hayata geçirmiş olduğu Çanakkale’nin Evlatları İnteraktif Deneyim Sergisi’nde görev aldım. Daha sonra stajımı Çanakkale Gelibolu Savaşları ve Tarihi Alan Başkanlığı’nda tamamladım. Kilitbahir Kale Müzesi, Hamidiye Tabyası ve Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi gibi Alan Başkanlığı’na ait birçok müzede stajımı tamamlarken deneyim ve gözlem kazanıp kendimi test edebilme imkânı buldum. Son olarak da Çanakkale Biga Belediyesi ile 19.yy ve 20. yy Osmanlı Mezar Taşları üzerine akademik bir çalışma gerçekleştirdik. Şu an farklı bir kurumda kendi alanımdan ayrı bir mesleği yapmaktayım. Tabii sanat tarihçisi olarak tekrar kendi mesleğimi yapabilme şansını umarım yakalayabilirim.

Sanatı nasıl tanımlarsınız? Sanat sizin için ne ifade ediyor?

Ecem Aydın:
Bizden önce var olmuş ve bizden sonra da var olacak insanların yaşam şartları ve tarzları, kaygıları, umutları, güzel olan ile karşıt duyguların onlar tarafından nasıl ele alındığını çok güzel anlatan bir ifade biçimi. Yüzlerini bilmediğiniz sadece tarihsel olarak isimlerini bildiğiniz kişilerin yapmış olduğu eserleri incelediğinizde ki bu bir heykel, resim veya mimari yapı olarak karşımıza çıkabilir, onların gözlerinden görebilme ve hissedebilme imkânı sunar. 9.yy da yaşamış bir kişinin yapmış olduğu bir sanat eserini görebilmek inceleyen kişi için çok heyecan vericidir. Herkesin sanat içerisinde kendine bir yer bulabileceğine inanıyorum. Geçmişin bir kesitini şu an görebilmek veya ayağa kaldırabilmek heyecan verici bir duygu.

Sanatın Türkiye’deki gelişimini nasıl değerlendirirsiniz?


Ecem Aydın: Birçok medeniyetin bu topraklarda var olması veya bu topraklardan geçmiş olması çok etkileyici bir durum. Türkiye’deki sanatçıların çok yaratıcı ve farklı bakış açılarına sahip olduklarını düşünüyorum. İmkân yaratılabilirse dünyada örnek oluşturabilecek ve aslında öncü olup yol gösterebilecek daha fazla sanatçılarımızı tanıyacağımıza eminim. Umarım hak ettikleri imkânlara en kısa sürede ulaşabilirler.

Türkiye’de sanata ilgi ne durumda sizce?

Ecem Aydın: Kendi alanımda çalıştığım dönemlerde ziyaretçilere anlatım yaptığım zamanlar oldu. İlgili olan herkese yardımcı olabilmek ve bildiklerimi aktarabilmeyi çok severim. Ziyaretçiler ile konuşabilme ve tanışabilme imkânı farklı şeyleri görebilmeme yardımcı oldu. Çocuk, genç veya yaşlı birçok kişi ile iletişim halindeydim. Kültürel anlamda görülebilecek, gezilebilecek birçok proje var ve sürekliliği bulunuyor. Ancak maddi kısmı göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından geliştirilen Müzekart, çok faydalı bir uygulama. Türkiye’nin herhangi bir ilinde bulunan devlet müzesi statüsünde olan yerler yıllık kart yenilemesi ile gezilebiliyor. Bazı özel sergi veya bienaller de yine ziyaretçilerin rahatça gezebilmesi için indirimli ücretler yapıyor. İlgili olan kişiler bu bilgileri biliyor oluyorlar. Ancak çok fazla bilmeyen bir kişi için dışarıdan bakınca maddi kısım pahalı gibi durabiliyor. Sanırım bu algının düzeltilmesi sonucu daha fazla ziyaretçinin etkinliklerde yer alacağını düşünüyorum.

Tarihsel anlamda baktığımızda sanata dair sizi en çok etkileyen şey nedir? Şunu duyduğumda çok etkilendiğim dediğiniz bir şey var mı?

Ecem Aydın:
Sanatın her alanını incelediğimizde ve her yeni şey öğrendiğimizde aslında çok etkilenmiştim. Sanırım bu duyguyu en çok Performans Sanatı içerisinde yoğun bir şekilde yaşamıştım. İnteraktif olarak ziyaretçi ve sanatçı ile beraber var edilen eser ve performansın bu denli yakınlığı ve sınırsızlığı ürkütücü ve heyecan verici hissettirmişti. Sanat içerisinde çok fazla vakit geçirmeyen bir kişi için bile bilinen bir sanat akımı. Günümüzde hala en çok konuşulan Performans Sanatçısı Marina Abramoviç performanslarının güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Geçmiş veya günümüz sanatçılarından takip ettiğiniz bir sanatçı/sanatçılar var mıdır?

Ecem Aydın: Sokak Sanatçısı Banksy. Okul yıllarımda kronolojik olarak dersleri işlerdik. Yeni bir sanat şeklinin ortaya çıkması ve onu kendi döneminizde takip edebilmek şanslı hissettiriyor. Eserin ortaya çıkış anı, devam eden süreçte etkileri ve sonucu bir tık uzağınızda.

Sanat tarzları arasında (İslam Sanatı, Bizans Sanatı, Batı Sanatı…) en beğendiğiniz sanat tarzı hangisidir? Nedeni nedir?

Ecem Aydın: Her sanat akımının veya döneminin kendi içerisinde etkileyici birçok örneği bulunuyor. Farklı bir sanatı incelediğinizde dönem ihtiyaçları ile birleşen mimariyi, inançları ile özdeşleştirilen el sanatları objeleri veya ilerleyen akış içerisinde değişen düşünceler ile ortaya çıkan eserleri görebilmek seçim yapabilmeyi zorlaştırıyor. Her eser ve sanatçı arkasındaki hikâye çok farklı. Bana çok farklı bakış açısı katan ve çok fazla düşünce içerisine girdiğim sanat tarzı Enstalasyon. Bulunduğu mekânın her alanını kullanmak, büyüklük ve küçüklük oranlarına göre şekillenmek, ziyaretçi ile birebir buluşma ve içerisinde var olabilme durumu kendini diğer sanat tarzlarından daha fazla ayırıyor.

Peki, günümüze baktığımızda dijital yaşam, sanatı etkiledi mi? Ne yönde etkiledi?

Ecem Aydın: Her yeninin kendi içerisinde ve dönem olarak bakıldığında mutlaka olumlu ve olumsuz yanları oluşacaktır. Sanat eseri ile ziyaretçiyi buluşturabilmek için kolaylaştırıcı bir yol oluştu. Pandemi döneminde birçok yerli ve yabancı müze, eserlerini dijitale çevirdiğinde uzak kavramı ortadan kayboldu. Dijital yaşam sadece sanat anlamında değil hayat tarzlarımızı, ihtiyaçlarımızı ve bakış açımızı da etkiledi ve değiştirdi. Var olana kadar ihtiyacımız olduğunu bilmediğimiz şeyler şu an en önemli ihtiyaç olarak hayatımız içerisinde. Sanat gelişen ve süregelen bir olgu. Değişime ne kadar çabuk uyum sağlanırsa var olması o kadar uzun olacaktır. Eserleri belgeleyebilmek ve uzun süreli koruma sağlayabilmek için de yeni bir yol. NFT içerisinde yayımlanan veriler yeni bir eser kavramını ortaya çıkardı. Bunu isimlendirebilmek, emek veya değerini düşünmek yeni olanın getirdiği sorulardan bir tanesi. Olumlu ve olumsuz yanları ise bizlerle beraber yaşadıkça ortaya çıkacaktır.

Son olarak sizce, sanat bir topluma nasıl sevdirilir?

Ecem Aydın: Görebilme ve tanıyabilme imkânı artırılarak. Uzun bir dönem müze ve sergilerde çalışmak bana ziyaretçileri tanıyabilme, isteklerini veya düşüncelerini duyabilme imkânı sağladı. Sanatın her alanında herkes kendisine bir yer bulabilir. Eser ile izleyiciyi daha fazla yol ve seçenekle ne kadar çok buluşturabilirsek reaksiyon o kadar fazla olacaktır. Sanatı sevmeyen bir kişi olduğuna inanmıyorum. Henüz kendi hayatından, duygularından bir parça bulan, tanıdık bir his uyandıran eser ile tanışamamış izleyici olduğuna inanıyorum.